Ana içeriğe atla

Kayıtlar

alıntı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tek Başınalık

Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü biri Ve hiçbir şey yapmamaya karar verdi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir öteki Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir üçüncü Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü yüz binler Ve tek başınalıklarını sürdürdüler Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü milyonlar Milyonlarcaydılar Ve tek başınaydılar Bu arada birileri Onlar adına Karar vermekteydi Tek başına olduklarını sananlar Topluca ortadan kaldırıldılar. Ataol BEHRAMOĞLU

Zehirli maddeler kullanmadan evde temizlik

Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için " hoş kokulu ", " beyazdan daha beyaz yapan ", " iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan ", " mikroplardan arındıran " yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz. Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor. İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yı...

Accessory Navicular Syndrome

What is the Accessory Navicular? The accessory navicular (os navicularum or os tibiale externum) is an extra bone or piece of cartilage located on the inner side of the foot just above the arch. It is incorporated within the posterior tibial tendon, which attaches in this area. An accessory navicular is congenital (present at birth). It is not part of normal bone structure and therefore is not present in most people. What is Accessory Navicular Syndrome? People who have an accessory navicular often are unaware of the condition if it causes no problems. However, some people with this extra bone develop a painful condition known as accessory navicular syndrome when the bone and/or posterior tibial tendon are aggravated. This can result from any of the following: Trauma, as in a foot or ankle sprain Chronic irritation from shoes or other footwear rubbing against the extra bone Excessive activity or overuse Many people with accessory navicular syndrome also have flat feet (falle...

Batık bankaların faturası ve listesi

2000'ler, batık bankalar  yılı... O dönem mecliste yapılan kimi tartışmalar. Devlet kasasıyla kurtarılan 22 bankanın listesi... Bir de Milliyet'te çıkmış bir haber (09.03.2004 tarihli "'Kıyak anlaşma' istiyorlar" haberi), 55 milyar dolarlık hesap tablosu...

Daha iyi bir sunu hazırlamak için ipuçları

Profesyonel bir yapıda veya başka resmi koşullarda insanları eğitmeyi veya ikna etmeyi amaçlayan sunularda, şu ipuçlarını izlemek iyi bir fikir olabilir: Slayt sayısının altıyı geçmemesini sağlayın. Sorunu, çözümünü, reddedilen alternatifleri, çözümü destekleyen araştırmayı, maliyeti (bütçe/kaynaklar) ve yapılacak işleri ortaya koyun. Slayt paketine başlık slaytları veya "Sorular" etiketli bir son slayt da ekleyebilirsiniz, ancak konuşmanızın gövdesi yaklaşık altı slayttan oluşmalı, bu sayıyı aşmamalıdır. Her madde işareti metninin tek satırı aşmamasına çalışın, metin kaydırma kullanmayın. Bu, okumayı kolaylaştırır ve madde işaretli listenin düzgün ve kolay taranır olmasını sağlar. Sözcüklerin önünde "bir" kullanmaktan olabildiğince kaçının. İlk slayttan sonra profesyonel görünümlü ve fazla göz alıcı olmayan uygun bir tasarım şablonu seçin. Tasarımın görüşlerinizin önüne geçmesini istemezsiniz. Slaytlarınızın olabildiğince ulaşılabilir olmasını sağlayın. Arka p...

Sunum becerileri ve kralın konuşması (Zoraki Kral)

Bir arkadaşın sunum becerileriyle ilgili yaptığımız bir konuşma sonrası alıntıladığı bir yazıdır. Asıl sahibini tanımıyorum. Başlığı da ben uydurdum. Önceki hafta "en iyi film" dahil pek çok dalda Oscar kazanan Zoraki Kral (The King's Speech) filmini izledim. Filmin açılış sahnesi, o zamanlar henüz prens olan ve kekemelik sorunu yaşayan Kral VI. George'un bir stadyumda halka hitap edeceği sahne idi.

Dünyanın ölümsüz tek canlısı: Turritopsis Nutricula

Onun adı Latincede "Turritopsis Nutricula" olarak geçiyor. Sadece 5 milimetre çapında ufacık bir denizanası o... Ama Turritopsis Nutricula'yı diğer canlılardan çok önemli bir farkı var: Sonsuza kadar yaşayabilmesi. Turritopsis Nutricula'nın ölümsüz olduğu, aslında ABD'de yapılan basit bir deney sırasında ortaya çıkmış. Su dolu bir akvaryuma koyulan ilginç denizanası, bir süre orada unutulmuş. Bu süre içerisinde su kurumuş ve denizanası hareketsiz olarak kalmış. Bilim adamları öldü sanılan Turritopsis Nutricula'yı bir kez daha incelediklerinde, aslında ölmediğini, sadece yumurta haline dönüşerek kendini korumaya aldığını fark etmişler. Yani ilginç canlı, bir tehlike anında genlerinde değişiklik yaparak çocukluk evresine dönüş yapabiliyor ve bu sayede kendini tehlikelerden koruyor. Üstelik bu döngü sınırsız kez tekrarlanabiliyor; bu da Turritopsis Nutricula'ya ölümsüzlük kapısını açmış oluyor. Turritopsis Nutricula, eğer kendisini dışarıdan gelecek fiz...

Talih kuşu ishal olursa

Tarihten kareler...  İlk nerede okuduğumu hatırlamıyorum. Şaka zannetmiştim. Ciddi haber sitelerinde de ismini okuyunca gerçekliğine inandım. Azrail kapıyı 7 kere çaldı Uçaktan düşmek dahil 7 korkunç kaza geçirip tam 7 kez ölümü atlatan Hırvat Selak, talihine son çalımı, kollu kumar makinelerinden 1.5 trilyon kazanarak attı Ölümden yedi defa şans eseri kurtulunca ülkesinde dünyanın en şanslı adamı olarak anılmaya başlanan 74 yaşındaki bir Hırvat, son olarak 'jackpot'tan yaklaşık 1.5 trilyon lira kazanarak, bu unvanı hak ettiğini kanıtladı. Son 40 yıldır ilk defa talih oyunu oynadığını söyleyen Frane Selak 'ın başına gelenler, kazandığı ikramiyeyi gölgede bırakacak kadar hayret verici. Selak'ın yüzüne şans ilk 1962'de güldü. İçinde bulunduğu tren raydan çıkıp buzla kaplı nehre uçtu. Selak, 17 kişinin öldüğü kazayı kırık bir kol ve ufak tefek yaralarla atlatmayı başardı.

Beyinle ilgili yaygın inançlar ne kadar doğru?

İnsan beyni bildiğimiz evrendeki en karmaşık varlık. Bilim adamlarının onca çalışmalarına rağmen iki kulağımız arasına sıkışmış 1,5 kilogram ağırlığındaki bu kıvrım kıvrım organ, hala birçok sır taşıyor içinde. İşte beynimiz hakkında çok yaygın olan kimi efsaneler ve bazı bilgiler: 'Beynimizin yalnızca yüzde 10'unu kullanıyoruz' Öteden beri beynimizin sadece yüzde 10'luk bölümünü kullandığımız söylenir. Ve geride kalan, kullanılmayan yüzde 90'lık kapasiteyle neler yapılabileceği merak edilir. Ama beyin MRI'ları teknolojisinde atılan adımlar, bu yaygın kanının efsane olduğunu ortaya koydu. Londra Üniversitesi Kognitif Bilim Enstitüsü'nden Prof. Sophie Scott, "yapılan işlevsel beyin görüntülemeleri, beyinde herhangi bir şekilde faaliyete geçmeyen pek az nokta olduğunu gösterdi bize." diyor.

"Nazım Hikmet vatandaşlık için 'bizzat' başvurmalı"

Tarihten kareler... Bu yaşadıklarımızı unutmayalım: İçişleri Bakanı, Nâzım'a yeniden Türk vatandaşlığı verilmesi için bizzat müracaat gerektiğini söyledi. TBMM İçişleri Komisyonu'nda Vatandaşlık Kanunu tasarısı görüşülürken, şair Nâzım Hikmet'e yeniden Türk vatandaşlığı verilmesi konusunda ilginç bir tartışma yaşandı. Komisyon, Vatandaşlık Kanun Tasarısı'nı alt komisyona sevk etti. Aksu (dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ), Türk vatandaşının yabancı bir devlet vatandaşlığına geçmek için önceden izin alması uygulamasına son verildiğini söyledi.

Bok: Kötü kokunun gizlediği kıymetli bilgiler

Dışkı ve tuvalet alışkanlıkları hakkında bilmediklerinizi öğrenmeye hazır mısınız? Burnunuzu tıkadıysanız, dışkının tuhaf âlemine buyurun... Yazıya göz attığınızda “Ne kadar da boktan bir mevzu” diyebilirsiniz. Doğru, çünkü konumuz kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiğimiz, günlük yaşantımızın en doğal hadisesi, en kibar tabiriyle ‘tuvalete çıkmak’. Vücudumuzun bu değersiz atığı sanıldığı kadar beş para etmez değil. Tıpta, endüstride, ticarette kullanılan muazzam bir kaynak. Toplumlararası kültür farklılıklarını yansıtan göstergelerden… Benetton’un dergisi Colors Magazine, son sayısında gelişmiş toplumların tabu haline getirdiği insan dışkısına dair kapsamlı bir çalışma hazırladı.

For CLAUDIO...

CLAUDIO… Sorry for lateness…. MISSILE SHIELD is… A preparation of new and major wars on our region! In the latest meeting of 2010, NATO made a decision to start the missile shield in our country upon request of comprador Turkey government. On that time, Turkey government declared that this missile shield isn’t pointing any country, it’s only for defense, but at the same time, foreign affairs minister of the USA said it’s againts Iran in order to relieve Russia. If we consider the declarations of Russia and Iran in December of 2011, it is clear that no one believes the declarations of the imperialist USA or the comprador Turkey.

O, dündü

Gevşiyorsun ve sen gevşemeye devam ettikçe, diğer bütün sesler ve gürültüler uzaklaşıp kayboluyor. Yalnızca benim sesimi duyuyorsun. Depresyon ile ilgili üç noktanın kesin gerçekler olarak zihnine yerleşmesini istiyorum. Birinci nokta şudur ki: Burada bulunmak senin hakkın. Sen de en az herkesin iyi olduğu kadar iyisin. Sen kainatin evladısın, tıpkı ağaçlar ve yıldızlar gibi. Burada varolmak senin hakkın. Sen farkında olsanda olmasan da, kainat gitmesi gereken yolda ilerliyor. Öyleyse, sen de evrensel bir plan olduğunu ve senin onun parçası oldugunu kabul et. Her insandan daha büyük, her birimizden daha büyük bir plan var. Kendinle barış içinde ol. İstersen kendinle barış içinde olabilirsin… Şimdi de ikinci nokta:

Balıktaki D vitamini beyni güçlendiriyor

Yeni bir araştırma, uzun süredir “beynin besini” olarak nitelenen balığın, tıpkı sağlıklı koşullarda güneşte kalmak gibi, gerçekten de yaşlı beyinlere iyi geldiğini gösteriyor. Manchester Üniversitesi’nden bilim insanları, Avrupa’nın çeşitli merkezlerinden meslektaşlarıyla birlikte, yüksek D vitamini düzeylerinin orta ve ileri yaştaki erkeklerde bilişsel işlevlerin artmasıyla ilişkili olduğunu gösterdiler. D vitamini temelde güneş ışığına maruz kalmayı takiben ciltte sentezleniyor ancak yağlı balık gibi belirli gıdalarda da bulunuyor.

Bel ağrısını egzersiz paklar

Bel ağrısına hareketsiz kalmak değil aksine daha hareketli olmak iyi geliyor. Alberta Üniversitesi’nde kronik bel ağrısı çeken 240 kadın ve erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, haftada dört gün egzersiz yapanların yaşam kalitelerinin daha yüksek olduğu, %28 daha az ağrı çektikleri ve %36 daha az zorluk yaşadıkları, buna karşılık haftada sadece iki ya da üç gün egzersiz yapanların aynı gelişmeyi göstermediği gözlemlendi. Alberta Üniversitesi’nde egzersiz fizyolojisi dalında yardımcı doçent olan ve çalışmayı yöneten Robert Kell, genellikle, beli ağrıyanların fazla hareket etmemesi gerektiği düşünülse de elde ettikleri bulgulara göre haftada dört gün ağırlıklarla çalışmanın ağrıyı önemli ölçüde azalttığını ve yaşam kalitesini yükselttiğini söylüyor.

Dünyanın ilk meyvesi, nar

Sıcak bir yazın ardından yine sonbahar geldi. Onlarca çeşidiyle yaz mevsiminin güzel meyveleri de yavaş yavaş yerini kışlık meyvelere bırakıyor. Ancak meyvelerin en önemlisi bu ayda karşımıza çıkıyor. Eski Mısırlılar tarafından dünyanın ilk meyvesi olarak kabul edilen nar, sahip olduğu eşsiz özellikleri nedeniyle zeytin ve üzüm gibi uygarlığımıza yön veren bir meyve olduğu kabul ediliyor. Binlerce yıldan beri tanınan ve yaklaşık 5000 yıldır kültürü yapılan narın meyvesi dışında gövdesi, kabukları, odunu ve kökleri bir çok değişik alanda kullanılıyor. Kullanım alanlarına gelmeden kısaca narı tanımaya çalışalım.

Tarlada yetişen bisiklet

ABD’li bir bisiklet üreticisi Craig Calfee, bisiklet kadrolarını tarlada, su ve günışığıyla “yetiştiriyor”. Kaliforniya’daki Santa Cruz kentinde bu işi yapan Calfee, büyüme aşamasındaki bambuların biraz çabayla istenen şekle sokulabildiğini ve sağlamlıklarının artırılabildiğini belirtiyor.

Geliyorum Josephine, yıkanma!

Toplumların temizlik anlayışı tarih boyunca değişmiş. Şimdi yaşanan ise küresel ölçekli bir değişim. Modern yaşamı etkisi altına alan hijyen ideolojisi, getirdiği standartlarla doğal ve insani olanı dışlıyor. Katherine Ashenburg Dirt on Clean adlı kitabında temizlik pratiklerini anlatıyor. Her kültürün kendine, pislik ile aşırı titizlik arasında en mükemmel nokta olarak seçtiği bir temizlik anlayışı var. Modern, orta sınıf Kuzey Amerikalılar için "temiz" kelimesi her gün aksatmadan duş almak ve ardından da parfüm sıkmak anlamına geliyor. Oysa 17. yüzyıl aristokrat Fransız erkeği için temizlik, her gün iç çamaşırını değiştirmek, ellerine su serpmek ve vücudunun geri kalanına su ya da sabun değdirmemek anlamına geliyordu. Birinci yüzyılda Romalılar için iki saat ya da daha uzun süreler vücudu farklı sıcaklıklarda suyla ıslatmak, metal bir aletle vücudun terini ve yağını kazımak demekti. Son olarak da tüm vücut yağlanarak temizlenme işi tamamlanıyordu. Her gün, herkes bir a...

Avatar'ın ideolojisi: Okunası bir eleştiri

Üzerine kafa yorulmuş bir yorum olması dolayısıyla dikkate değer bulduğum, okunası bir eleştiri, değerlendirmesi size kalmış... Kimisi yere göğe sığdıramıyor, kimisi “klişelerle dolu” diye eleştiriyor... Avatar’ın, en azından üç boyutlu görselliği ve müthiş gişe başarısıyla şimdiden sinema tarihine geçtiği bir gerçek. Bense filmin ticari veya estetik başarılarından çok, içeriğiyle ilgiliyim. Acaba hakikaten, mesela Taha Akyol ’un dediği gibi, “Sömürgeciliğe yöneltilmiş muhteşem bir insani eleştiri” mi bu film? Yoksa tam aksine, Batı merkezli, tüketimci, kapitalist, militarist, erkek egemen, beyaz ideolojinin yeniden üretimine “şık” bir katkı mı?

Balıklara ve deniz ürünlerine yakışan enfes baharatlar

Baharatların büyük bir kısmının üretim yeri Uzakdoğu'dur. Çin'de, Hindistan'da ve Güneydoğu Asya'da üretilen baharatlar uzun yıllar boyu “İpek Yolu” diye bildiğimiz, ülkemizden geçen ticaret yolu ile ve kervanlarla Avrupa'ya taşınmıştır. Bu transit ticaret nedeniyle ülkemiz insanı da baharatlarla tanışmış ve bunları, Uzakdoğu kadar olmasa bile geniş biçimde kullanmaya başlamıştır.