Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kadın etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

e. yokken

fark ettim ki, e. gittiğinden beri buraya bir şey yazmıyor. ona diyecektim, neden yazmıyorsun e. diye. ama bunun yerine, aynı şekilde uzun zamandır kendim de yazmadığımı göz önünde bulundurarak önce buraya yazmayı tercih ettim. öyleyse okuyuculara (bu blogu e.'den ve benden başka okuyan varsa şayet) e.'nin yokluğundan bahsedeyim. ilginç bir şey, tahmin edilebileceği gibi, biraz yabancılık yaratıyor, ama dolaylı bir yabancılık, yani "eğer burada olsaydı şu an neleri konuşuyor olurduk acaba"nın, gerçekte o an konuşuyor olduğumuz şeylere yabancılığı gibi. konu olarak değil, ama kendimizi konumlandırmamız olarak. örneğin bazen sanki e.'nin şu an burada süren açlık grevlerinden bihaber olduğu yanılgısına kapılıyorum. ya da burada benim gün içinde gündemimde olan herhangi bir başka şeye. sonra bunun böyle olmadığını öğreniyorum, ama bir yandan da e.'nin oradaki gündeminden bihaber hissediyorum kendimi zaman zaman. tüm bunların yanı sıra, beklemenin (durup-bekl...

Brenna Mac Crimmon

Brenna Mac Crimmon, Kanada'dan gelip türkü söylemek için Türkçe öğrenen biriymiş. Genelde Balkanlar ve Trakya taraflarından türküler söylüyor. Kulak Misafiri isimli solo bir albümü daha varmış... Ayrıca Muammer Ketencoğlu'nun diye bildiğim Ayde Mori albümünde kendisi de çalışmış. Özellikle dokuz sekizlik eşliğinde göbek atmak isteyenler kaçırmasın :))) Dinlemek için: http://www.myspace.com/brennamaccrimmon Daha uzun bir hikayesi için: http://www.kalan.com/tr/sanatclar-albumler/sanatci-tanitim/tum-sanatcilar/634-brenna-mac-crimmon.html

HOLLABACK..

“Teknoloji her şeyi hızlandırıyorsa, tacizin sonlanmasını neden hızlandırmasın?” Teknolojinin sürekli daha pratik, daha kolay ve daha hızlı olana ulaşarak insanın üzerindeki ağır “yükü” kaldırmak, bu esnada da kendi piyasasını yaratmak gibi dertleri olduğunu biliyorduk. Ama son zamanlarda teknolojik uygulamaların sıkça toplumsal sonunlara eğildiğine tanık oluyoruz. Az mı gördük çevre dostu buzdolabı, yeşil sever fritöz? Bu bir tesadüf değil. Neden? Çünkü şu açık bir şekilde görülüyor ki, her derde deva olan teknoloji, insanın günlük yaşamında yaptığı işlerin daha hızlı, daha pratik ve hatta mümkün olduğunca “insansız” yapılmasını sağlarken, mevcut toplumsal sorunlara bir çare olamıyor. Yani örneğin estetik ameliyatlarla bir kadının kendisinden gayrı bir görünüme kavuşmasını sağlayabiliyor ama, aynı kadının otobüste tacize uğramasına ne yazık ki engel olamıyor. Sonra bakıyorlar ki, kadınlar bu sorunlarını tartışarak, yazarak, üreterek çözmeye çalışıyorlar, öyle olunca teknoloji hemen...

Yeşim Ustaoğlu: "Sanatçı dediğin buram buram muhalefet kokmalı"

Yönetmen Ustaoğlu, "Sanatçı dünyanın neresinde olursa olsun, hangi şartlarda yaşarsa yaşasın muhalif tavrını sürdürmeli" diyor ve kendisinin bu tavrı sürdürmeye çalıştığını söylüyor. "Yaşananlara daha geniş çerçeveden bakmak ve sorunlara sanatçı olarak katkı sunmak zorundayız." Mimarlık alanında eğitim aldınız ve sonrasında kısa filmlerle sinemaya başladınız, sonra nasıl gelişti bu süreç? Sinema birdenbire olmadı aslında. Bir şekilde onunla büyüyorsunuz; hayal ederek, düşünerek, taşınarak, okuyarak, vardığınız yer büyüme, çocukluk döneminde hayatınızda bu oluyor. Sinemacı olmak hayaliniz miydi çocukluğunuzda? Sadece sinema yapmayı düşünerek büyümedim ama şunu hatırlıyorum, film dinleyerek büyüdüm ben mesela. Babaannem filmler anlatırdı, sinemaya çok gidilirdi. Televizyon izlendiği zaman yetmişli yıllarda, Sovyet Rusya televizyonundan filmler izlerdik ve ben hep yeniden kurardım kafamda o hikâyeleri. Hayal kuran, düşünen, taşınan bir çocuktum ve sonra bir gün...