Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sağlık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zehirli maddeler kullanmadan evde temizlik

Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için " hoş kokulu ", " beyazdan daha beyaz yapan ", " iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan ", " mikroplardan arındıran " yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz. Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor. İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yı...

Accessory Navicular Syndrome

What is the Accessory Navicular? The accessory navicular (os navicularum or os tibiale externum) is an extra bone or piece of cartilage located on the inner side of the foot just above the arch. It is incorporated within the posterior tibial tendon, which attaches in this area. An accessory navicular is congenital (present at birth). It is not part of normal bone structure and therefore is not present in most people. What is Accessory Navicular Syndrome? People who have an accessory navicular often are unaware of the condition if it causes no problems. However, some people with this extra bone develop a painful condition known as accessory navicular syndrome when the bone and/or posterior tibial tendon are aggravated. This can result from any of the following: Trauma, as in a foot or ankle sprain Chronic irritation from shoes or other footwear rubbing against the extra bone Excessive activity or overuse Many people with accessory navicular syndrome also have flat feet (falle...

Süt kâbusu: Rüyada süt görmek

Süt neymiş arkadaş, okudukça soğuyor insan. Tamam, artık ticari hiçbir ürün yenecek durumda değil, ama bu kadarı da fazla. Yok bana yetmez diyorsanız belki Beslenme Bülteni'nin Süt alt kategorisi ilginizi çekebilir... Aşağıda ise soğutucu etmenlerin bir kısmı var.

Ustalara saygı kuşağı: Hamamböcekleri

Geçen gece eve giderken, sinir olduğum sarı sokak lambalarının ışığında sürüyle davetsiz misafir gördüm. Davetsiz demek aslında büyük hata. Kim, kimi davet etmeli? 300-350 milyon yıldır buralarda olan onlar. Evet, hamamböcekleri. 6 aile, 4.500 tür, 2000+ metre yükseklik ve kutuplar dışında her yer... Fragman gibi.

e.'nin beyinle ilgili yazısına cevap ve ekleme

İlgili yazı: Beyinle ilgili yaygın inançlar ne kadar doğru? Bilimin asırlardır yaygınlaştırdığı, disiplinlerarası olmaktan ve felsefeden uzak olan bu yaklaşım, insana genelden doğru bakmaktan, tarih bilincinden doğru bakmaktan aciz olduğu için, araştırmalarını hep beyinin yapısına ve işlevine ve buradan da öznel örneklere yöneltiyor. Ortaya da böyle saçma, insana dair dolayısıyla da toplumsal olana dair hiçbir veri sunmayan araştırma sonuçları çıkmış oluyor. İnsana tarihin ilerleyişi içinde bakmadan, onu büyük oranda genetik olarak belirlenmiş (ama Mozart dinlerse zekası gelişebilecek!) bir varlık olarak ortaya koymak da zaten insanın bugün kendini tarihin bir öznesi olarak görmesinin önünde engel olmakta son derece başarılı. Bu sefer anneler çılgınca çocuklarına Mozart dinletiyorlar, "uzman"ların dediği şekilde besleniyorlar, haplanıyorlar. Bunun bir de toplumsal olarak çözümler öneren uygulamaları var. Yani mesela baktın bilmem ne üniveritesindeki bilmem ne uzmanların...

Bok: Kötü kokunun gizlediği kıymetli bilgiler

Dışkı ve tuvalet alışkanlıkları hakkında bilmediklerinizi öğrenmeye hazır mısınız? Burnunuzu tıkadıysanız, dışkının tuhaf âlemine buyurun... Yazıya göz attığınızda “Ne kadar da boktan bir mevzu” diyebilirsiniz. Doğru, çünkü konumuz kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiğimiz, günlük yaşantımızın en doğal hadisesi, en kibar tabiriyle ‘tuvalete çıkmak’. Vücudumuzun bu değersiz atığı sanıldığı kadar beş para etmez değil. Tıpta, endüstride, ticarette kullanılan muazzam bir kaynak. Toplumlararası kültür farklılıklarını yansıtan göstergelerden… Benetton’un dergisi Colors Magazine, son sayısında gelişmiş toplumların tabu haline getirdiği insan dışkısına dair kapsamlı bir çalışma hazırladı.

Balıktaki D vitamini beyni güçlendiriyor

Yeni bir araştırma, uzun süredir “beynin besini” olarak nitelenen balığın, tıpkı sağlıklı koşullarda güneşte kalmak gibi, gerçekten de yaşlı beyinlere iyi geldiğini gösteriyor. Manchester Üniversitesi’nden bilim insanları, Avrupa’nın çeşitli merkezlerinden meslektaşlarıyla birlikte, yüksek D vitamini düzeylerinin orta ve ileri yaştaki erkeklerde bilişsel işlevlerin artmasıyla ilişkili olduğunu gösterdiler. D vitamini temelde güneş ışığına maruz kalmayı takiben ciltte sentezleniyor ancak yağlı balık gibi belirli gıdalarda da bulunuyor.

Bel ağrısını egzersiz paklar

Bel ağrısına hareketsiz kalmak değil aksine daha hareketli olmak iyi geliyor. Alberta Üniversitesi’nde kronik bel ağrısı çeken 240 kadın ve erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, haftada dört gün egzersiz yapanların yaşam kalitelerinin daha yüksek olduğu, %28 daha az ağrı çektikleri ve %36 daha az zorluk yaşadıkları, buna karşılık haftada sadece iki ya da üç gün egzersiz yapanların aynı gelişmeyi göstermediği gözlemlendi. Alberta Üniversitesi’nde egzersiz fizyolojisi dalında yardımcı doçent olan ve çalışmayı yöneten Robert Kell, genellikle, beli ağrıyanların fazla hareket etmemesi gerektiği düşünülse de elde ettikleri bulgulara göre haftada dört gün ağırlıklarla çalışmanın ağrıyı önemli ölçüde azalttığını ve yaşam kalitesini yükselttiğini söylüyor.

Dünyanın ilk meyvesi, nar

Sıcak bir yazın ardından yine sonbahar geldi. Onlarca çeşidiyle yaz mevsiminin güzel meyveleri de yavaş yavaş yerini kışlık meyvelere bırakıyor. Ancak meyvelerin en önemlisi bu ayda karşımıza çıkıyor. Eski Mısırlılar tarafından dünyanın ilk meyvesi olarak kabul edilen nar, sahip olduğu eşsiz özellikleri nedeniyle zeytin ve üzüm gibi uygarlığımıza yön veren bir meyve olduğu kabul ediliyor. Binlerce yıldan beri tanınan ve yaklaşık 5000 yıldır kültürü yapılan narın meyvesi dışında gövdesi, kabukları, odunu ve kökleri bir çok değişik alanda kullanılıyor. Kullanım alanlarına gelmeden kısaca narı tanımaya çalışalım.

Geliyorum Josephine, yıkanma!

Toplumların temizlik anlayışı tarih boyunca değişmiş. Şimdi yaşanan ise küresel ölçekli bir değişim. Modern yaşamı etkisi altına alan hijyen ideolojisi, getirdiği standartlarla doğal ve insani olanı dışlıyor. Katherine Ashenburg Dirt on Clean adlı kitabında temizlik pratiklerini anlatıyor. Her kültürün kendine, pislik ile aşırı titizlik arasında en mükemmel nokta olarak seçtiği bir temizlik anlayışı var. Modern, orta sınıf Kuzey Amerikalılar için "temiz" kelimesi her gün aksatmadan duş almak ve ardından da parfüm sıkmak anlamına geliyor. Oysa 17. yüzyıl aristokrat Fransız erkeği için temizlik, her gün iç çamaşırını değiştirmek, ellerine su serpmek ve vücudunun geri kalanına su ya da sabun değdirmemek anlamına geliyordu. Birinci yüzyılda Romalılar için iki saat ya da daha uzun süreler vücudu farklı sıcaklıklarda suyla ıslatmak, metal bir aletle vücudun terini ve yağını kazımak demekti. Son olarak da tüm vücut yağlanarak temizlenme işi tamamlanıyordu. Her gün, herkes bir a...