Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kitabe-i Seng-i Mezar

I Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar; Hattâ çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allahın adını, Günahkâr da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendi’ye. (Nisan1938/İnsan. 1.10.1938) II Mesele falan değildi öyle, To be or not to be kendisi için; Bir akşam uyudu; Uyanmayıverdi. Aldılar, götürdüler. Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü. Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar Haklarını helâl ederler elbet. Alacağına gelince... Alacağı yoktu zaten rahmetlinin. (Ocak 1940/Varlık, 15,3.1940) III Tüfeğini deppoya koydular, Esvabını başkasına verdiler. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matrasında dudaklarının izi; Öyle bir rûzigâr ki, Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigar. Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yazısıyla: “Ölüm Allahın emri, Ayrılık olmasaydı.” (Eylül1941/İnsan, 1.8.1943) Orhan Veli Kanık Diyorum ki böyle güzel insanlar da yaşamış bir zamanlar...

Sinağrit Baba

Cehennem nişanında beş sandaldık. Güzel bir ocak akşamı. Hava lodos. Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki yayvan, geniş, ölü dalgalar. Sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar susuyor... Otuz sekiz kulaç suyun altındaki derin sessizliğe, dibindeki dallı budaklı kayaların arasına yedi rengin en koyusu girer mi şimdi. Sinağrit Baba döner mi avdan. Pırıl pırıl, eleğim sağma rengi pullarıyla ağır ağır, muhteşem, bir ilkçağ kralı gibi zengin, cömert, asil ve zalim mantosu ile dolaşır mı kim bilir. Altını, zümrüdü, incisi, mercanı, sedefi lacivertliğin içinde yanıp sönen sarayını özlemiş, acele mi ediyordu? Sinağrit Baba ömründe konuşmamış, ömrü boyunca evlenmemiş, ömrü boyunca yalnız yaşamıştır. Onun kovuğundaki zümrüt pencereden ne facialar seyretmiştir Sinağrit Baba, ne oltalar koparmıştır. Bu akşam kimin oltasını seçmeli de artık bitirmeli bu yorucu ömrü. Daha her yeri pırıl pırılken, mantosu sırtında iken, daha eti mayoneze gelirken b...

Küçük Oğlum Soruyor (*)

Küçük oğlum soruyor bana: Matematiği öğreneyim mi? Şöyle cevaplamak geliyor içimden: Ne diye! İki parça ekmeğin tek parçadan fazla olduğunu Okumadan da anlayabilirsin sen. Küçük oğlum soruyor bana: Fransızca öğreneyim mi? Şöyle cevaplamak geliyor içimden: Ne diye! Bu ülke çökmek üzere. Sen karnını oğuştur elinle, biraz da inle Onlar anlarlar derdini. Küçük oğlum soruyor bana: Tarih öğreneyim mi? Şöyle cevaplamak geliyor içimden: Ne diye! Başını toprağın altına sokmayı öğren Böylece hayatta kalırsın belki. Ve sonra: Evet öğren -diyorum- matematiği. Öğren Fransızcayı, öğren tarihi! Bertolt BRECHT Çeviri: Hasan KURUYAZICI (*) "1940" isimli şiirin altıncı bölümü

Ubuntu: Firefox'ta backspace (sil) tuşu geri gitmiyor? (Çözümü)

Ubuntu'daki Firefox bir önceki sayfaya gitmek için "Alt + Sol Ok" tuşlarına basmanızı istiyor. Halbuki Windows sürümünde sadece backspace (sil) tuşuna basmak yeterli. Eğer bu alışkanlığı edinmişseniz Ubuntu'da bundan vazgeçmek kolay değil. Pek çok forumda klavye kısayolları eklemek için ayrıca eklenti indirmeniz gerektiği yazıyor. Fakat en azından geri gitme işlemi için buna gerek yok. Yapmanız gereken çok ama çok basit. Yeni bir sekme açın (Ctrl+T). Adres çubuğuna Firefox ayarlarımızı değiştirebileceğimiz sayfa olan: about:config yazın ve sayfayı açın. "Garanti kapsamından çıkabilirsiniz" diyen ürkütücü bir ileti sizi karşılayacak. "Söz veriyorum, dikkatli olacağım!" düğmesine basın ve ayarlara geçin. Burada "browser.backspace_action" başlıklı ayarı bulun ve üzerine iki kere tıklayıp değerini 0 (sıfır) yapın. Artık bu sekmeyi kapatıp backspace tuşunuzunu dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz! Ek: Launchpad'de konuyla ilgili uzunca bug...

Ubuntu: Windows kurulumu sonrası Ubuntu'yu kurtarmak (resimli anlatım)

Bilgisayarınızda Ubuntu ve Windows yüklüydü. Üzerine tekrar Windows yüklediniz ve başlangıçta çıkan Ubuntu menüsü kayboldu. Ne yapabilirsiniz? Aslında elinizde Ubuntu'nun 8.04 veya yeni bir sürümünün cd'si varsa işiniz kolay. Menünün (yani aslında Grub yazılımının yarattığı menünün) kaybolmasının sebebi, Windows'un yüklenirken bu menüye aldırış etmeksizin menüyü silip üzerine "Burada ben varım, sadece ben açılacağım" yazması. Hard diskinizin ilk sektörü (en başı diyelim ya da MBR - Master Boot Record ) hangi işletim sisteminin nerede olduğunu yazan bir menüyü barındırır. Şimdi yapmamız gereken eski menünün yedeğini bulup tekrar yerine yerleştirmek. Cd'yi bilgisayarınıza takın ve yeniden başlatın. "Ubuntu'yu kurmadan dene" seçeneğini seçip Ubuntu'nun açılmasını bekleyin. Şimdi Ubuntu'yu geri getirebiliriz (bu yönteme MBR fix veya düzeltme de deniyor): * Bir terminal açın (Applications -> Accessories -> Terminal) * Grub yazılımını aç...

İrmik tatlısı

4 kişilik Malzemeler: 9 çorba kaşığı irmik 1lt süt 2 çorba kaşığı tereyağı 9 çorba kaşığı toz şeker 1 çorba kaşığı hindistan cevizi yarım paket vanilya Yapılışı: Şeker, irmik, süt ve tereyağı biraraya konulup kaynayıncaya kadar karıştırılır. Koyulaşınca ateşten alınıp, içerisine hindistan cevizi ve vanilya eklenip karıştırılır. Buzdolabında 5-6 saat bekletilip soğutulur ve sunulur. Alıntı: Filiz

Poğaça

1 bardak süt 1 bardak ılık su yarım paket yaş maya yarım çay bardağı sıvı yağ 2 çorba kaşığı toz şeker 1 tatlı kaşığı tuz 50gr margarin (?) (oda sıcaklığında elinde yumuşat) 1 yumurta akı İçi için: toz şeker, ceviz, tahin, peynir, zeytin, domates, biber, kekik. Sütü bir kaba koy. İçine mayayı ekle. sıvı yağ, yumurta akı, ılık suyu ilave et. İyice karıştır. margarini ekle ve karıştırmaya devam et. Bir kaba biraz un, şeker ve tuz koy. Leğenin yanına karışımı koy, yavaş yavaş karıştır. Yumuşak kıvama gelinceye kadar un ekle. Üstüne un serp, kapat, yarım saat dinlendir, kabarsın. Son olarak yumurta büyüklüğünde parçalar kopar. Hepsini aç, margarin sür, içi ekle. Rulo yapıp çevir, iki ucunu birleştir. Üstlerine yumurta sürüp 200 derece fırında 15-20dk pişir.