Ankara

Geçmişte kalıp adı bana yasaklanana:
Ne güzel olurdu isminin her harfini sarf edebilseydim dudaklarımda. En güzel harflerin birleşiminden heceler yazabilseydim sana. Hem herkesten saklıyormuş gibi gizlice sevseydim hem insanlarla paylaşabilseydim aşkımı. Seninle ne güzel olurdu Ankara'da dolaşmak:
Kızılay'da karışsaydık kalabalıklara, ellerimizin ayrılacağı korkusuyla daha sıkı sarılsaydı parmaklarımız. Kuğulara simit atsaydık Üsküdar vapurunda yaptığımız gibi. Ellerimizde hissettiğimiz gibi boğazın tuzlu suyunu, balık yeseydik alkol kullanmadan sarhoş olsaydık aşkımızla. Dostlarla buluşsaydık Gölbaşı'nda, Salıncak Kafede tavla atsaydık, düşeş gelse ama altı kapısını kapatmamış olsan. Kalbimin kapısı gibi açık olsa, mars etmesem seni ilk ve tek olsam pullarımla içeride. Aşkımıza benzetme bulamasa arkadaşlar, üstümüzde akik taşımak zorunda kalsak nazardan korunmak için. Emrah Nargöz aşkımızdan esinlense, şiirler yazsa adımıza.İpek Baş yataklık etse sevgimize  Kalbimizle sevsek, gözümüzle, kulağımızla, hatta saçlarımızla bile sevsek birbirimizi. Ankara'nın en güzel yanı İstanbul'a dönüş olmasa da, senin varlığın olsa keşke.

0 yorum :