Ömer Hayyam için, bir kadeh daha için!

Ömer Hayyam'dan konu açılmıştı. Dörtlükler havada uçuşurken insanın diline de bir şeyler oluyordu. Başladım ben de dile gelmeye, paylaşmadan da edemedim sizinle. Ömer Hayyam'a ithaf edelim, o geceden aşka ve ölüme dair dörtlükler dinleyelim:

Ömer Hayyam'dan söyledi bana,
benim söylediğim gibi ona:

Sevgili bir başka güzelsin bugün
Ay gibisin pırıl pırıl gülüşün.
Güzeller bayram günleri süslenir,
Seninse bayramları süsler yüzün.

Ardından da ekledi
yine Ömer Hayyam'dan:

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin
Bugün aklın var bir şey bildiğin yok
Yarın akılsız neyi bileceksin?

İçimden geldi benim de,
cevapladım Hayyam'ı ve onu kendimce:

Bir şey bilmiyorum tek bildiğim bu
Aklım var görüyorum sonunu
Sen düşüne taşına akıl erdiremeyeceksen
Ciddiye almana ne gerek var bu oyunu

Hoşuna gitti herhalde cevabım,
zannetti Hayyam'dan yazdım,
oysa benim sözlerimdi onlar.
-Neyse ki öğrendi çok sonradan.-
O da çevirdi dilini gönlüne
ve dedi Ömer Hayyam'dan:

Sevgili seninle ben pergel gibiyiz.
İki başımız var bir tek bedenimiz.
Ne kadar döneyim çevrende
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Ben de aldım sazı elime,
Verdim cevabı güzele,
-yine benimdi sözler-
Dökerek birer birer:

Sen çevremde pervane
Girdin gönlüme döne döne
Bilmez değilim sevgini
Ben de aşkından divane

1 yorum :